Sohbet Hatlarında Engellenmişliği Yen

     İnsanlar dış etmenler tarafından etkilenmedikçe kendi yönünü seçebilme yeteneğine sahip bir varlıktır. Sevgili sohbet hatları kullanıcıları, bilmeniz gereken şey burada anlatılanın ilk algılanan değil altında var olan anlam olduğudur. Burada anlatılmak istenen insanın çocukluğundan beri bilinç dışına kodlanan ve seçimlerinde rol oynayan bir yapılanmanın varlığına rağmen, kendi içsel gerçeklerine kulak verebilen ve o doğrultuda seçimler yapabilen bir varlık olmasıdır. İnsanın iç dünyasına dönüp, “kendini olmak” kavramını geliştirebilmesi için, dış dünyadan korkmaması orayı tehlikeli olarak algılamaması gerekir. İnsanın dış dünyayı tehlikeli olarak algılamaması, içinde bulunduğu koşullara uygun ve çevresinde etkin olabileceği şekilde tepkiler gösterebilmeyi öğrenmesi ile mümkündür. İşte “kendin olmak” tam da bu noktada gizli. “İçinde bulunduğumuz koşullar” durumu, aynı zamanda etrafımızdan gelecek düşmanca ve alaycı tepkiler ve de toplumun bireyi kısıtlayıcı nitelikteki değer yargılarını da içermektedir. “çevresinde etkin olabileceği şekilde tepki” deyimi ile de kişinin kendi küçük dünyasında gerekli sağduyuya uygun bir biçimde tepki gerçekleştirebilmesi kastedilmektedir. Yalnız günümüzde insanlar “kendin olmayı”, çevresi tarafından yadırganacak ve suçlamaya sebep verecek davranışlar sergilemek olduğu yanılgısında. Bu yanılgı, davranışı sergiledikten hemen sonra suçluluk hissini beraberinde getiriyor. Örneğin sohbet hatları sitesi içinde bunun ayrımını bula bileceğiniz makaleler yer almaktadır. Burada aslında amaçlanan çevreyi değiştire bilmektir. Engellenmişliğe karşı bir saldırganlıktır. Çünkü kendin olmak kavramı, insanın sonunda zararlı çıkacağı kahramanca davranışları sergilemesini değil, kendisinin ve değerlerinin çevresi tarafından benimsenmesiyle sonuçlanan sistemli bir tutarlığı ve kararlılığı içerir. Bir sohbet hatları kullanıcısı kendi benliğine yabancılaşmışsa, değer ve inançlarının tehlike de olduğunu algılar ve bir dizi savunma geliştirir ancak bu savunmalar da katı inatçı esneklikten yoksun davranışlardır. Bu kendi gerçeklerini algılayabilen bir insanın esnek bir biçimde sürdürdüğü kararlılıktan farklıdır. Diğerlerinin sınırlarını ve değerlerini anlamaya çalışırsak, dünyada sadece kendi doğrularımız olmadığını bilirsek hamlelerimizi ona göre yapabiliriz. Bu da bize karşı tarafın aynı tepkiyle davranmasının yolu açan kapı olur. Ve bu tek başına sahneye çıkıp çılgınca şovumuzu sergilemekten öte, karşıdakinin varlığıyla ve uyumuyla ettiğiniz bir dansa dönüşür.